7 Temmuz 2025 Pazartesi

Burçlar

 

Burçlar, Astrologlar, Müneccimler, Yıldızlar ve Zararların En Dehşetlisi

Dr. Sevim Asımgil tarafından yazılan Burçlar kitabını kütüphanede görünce şöyle bir bakayım dedim ve yaklaşık bir saatte nasıl bitti ben de anlamadım. 2012 yılından beri neredeyse her sene ödünç alınmış ve kitabın birçok yeri çizilmiş, karalanmıştı.

Press enter or click to view image in full size

Belki daha önce denk gelmişsinizdir. Hani o meşhur kütüphanede görüp hiç ödünç almadan orada hemen okuduğum kitaplar vardı. Havalar ısınınca şimdi artık o kitaplardan da çok olmuyor. Ama bu kitap biraz öyleydi ve almaya biraz çekindiğim bir kitaptı. Dedim, neden burada okumuyorum? O kadar da kısa bir kitap değildi aslında ama cep kitabı boyunda — 200 sayfa ya. Biraz bu kitabı okuma sebebim de şu: Bir arkadaşım var mesela; böyle her hafta “Yok şu burçta ne olacak, o burçta ne olacak?” diye dinliyor yani. Bayağı bir şey demeye kalkınca da işte Erzurumlu İbrahim Hakkı’dan falan giriyor, böyle işte Osmanlı dönemindeki müneccimlerin bahsediyor, yıldız haritalarından, bir şeylerden. Tamam dedim ya!

Evet yani, hiç onu ikna etmeye kalkmadım daha fazla, sen ne yapıyorsun diye. Zaten biraz da öğrenmeye çalışmıştım ondan da böyle, ama baktım yani bayağı ilgili ve ben de çok konuşamıyorum üzerine. Bir de kütüphanede de bu kitabı görünce okuyayım dedim ya! Ne olacak, ne kaybederim ki?

Ve yani o ödünç alma tablosunda 2010 yılında basılmış bu kitap. 15 senede bu kitabı o kadar çok ödünç almışlar ki neredeyse her sene bir kez alınmış. Zaten her yeri çizilmiş, yuvarlak işaretlere alınmış. Özellikle işte Aslan burcu. Bilmiyorum algıda seçicilik diyeceğim ama yok yani, bayağı her taraf.

Önce bir giriş bölümü var. Hiç yani şey demezsiniz böyle bir burç kitabı gibi değil. İşte dini kitaplardan referanslar, şeyler zaten çok olur bu kitaplarda. Ondan sonra bir genel özelliklerini yazmış bütün burçların. Onları da aldım. Şimdi her burcu da okuyayım dedim en azından. Ama ondan sonra tekrar tekrar ciddileşiyor kitap. Böyle bir kitapta yani hiç bunları okuyacağımı düşünmezdim. O yüzden aslında Sevim Asımgil zaten doktormuş da kendisi. Önemli bir kitap yazmış diyebiliriz. Dediğim gibi 2010 tarihli — Haziran 2010 tarihinde çıkan 1. baskısından okudum ben bu kitabı. Lacivert Kitap Yayınları’nın astroloji cep kitaplar serisinde yer alıyor. Hemen ilk alıntımda şöyle.

“Âlemde yaratılan her çeşit hayvanın şekil ve suretlerinin numunesi ve benzeri insanda da vardır ve bunlar hayvani, kötü ahlâklardır.
Meselâ kibir, kaplana benzer. Saldırganlık aslana, haset kurda benzer.
Kalpte, gazab’ın sureti köpek, hilenin sureti tilki, gafletin sûreti tavşan, tama’ın sûreti karınca, cimriliğin sûreti fare, kinin sûreti beyaz deve, düşmanlığın sûreti yılan, eziyetin sûreti akrep, vesvesenin sureti sarı arıdır.”(Mektûbat) (s.37)

Bu mesela İmamı Rabbani’nin Mektûbat’ında yer alıyormuş. İnsan böyle görünce de bir şey diyemiyor. Belki de bütün hikâye işte buradan çıkıyor. Önce hayvanların suretlerinin insanlarla aranması, huylarda aranması, sonra gökyüzünde işte yıldızlarda, gezegenlerde… Ve sonra yine evet, aslında daha önceden bildiğim ama bir yerini de bilmiyordum.

Sonradan birkaç sitede de baktım; hakikaten bazıları şeyi de soruyor: doğduğunuz il, ilçe falan… Onlara kadar. “Vay be!” dedim. “Yani bu kadar mı önemliymiş?” Önemli. Bakın ne diyor:

“Bir kimse bir burcun ilk ya da son gününde doğmuşsa, o sırada Güneş’in burç değiştirip değiştirmediğini anlamak için o insanın doğduğu saati ve dakikayı, doğduğu yerin enlem ve boylam derecelerini tam olarak bilmesi gerekmektedir. Astroloji kitaplarındaki burçların başlangıç ve bitiş dönemleri takribidir ve bunun akılda tutulması son derece önemlidir. Bu iki güne “uçlar” denmektedir. İnsanı yanıltmaması için çok dikkat edilmesi gerekir.”(s.65)

Zaten ben bu yükselen burç muhabbetini birazda işte… “Tutmadı senin hakkındaki tahminlerimiz ama çünkü senin yükselen burcun şu. O yüzden olmuyor. Sende aslında şunun da huyları var” deyip illa tutturacaklar yani, diye düşünüyordum.

Ama meğer 12 tane burç varmış zaten. Daha doğrusu herkesin 12 tane… 12 evine kadar. Bunlardan bir tanesi işte güneş burcu, bizim gerçek burç zannettiğimiz. Bir diğeri yükselen dediğimiz, sonra ay burcu var. Bilmem 7. evi, 3. evi, 5… 12'ye kadar.

Ve bu burçların ilk-son günleri, doğduğu saati ve dakikası… Dakikasına kadar ikiz olan insanların aynı anda aynı yerde doğuyor yani aslında. E onun neden, onların neden bu kadar birbirinden farklı karakterleri oluyor? Çünkü aynı anda doğmuyorlar! Onu da oradan işte yakalamışlar.

Hiç kimse… hiçbir iki insan hatta aynı yıldız haritasına sahip olamaz gibi bir şey savunuyorlar. “Aynı nehirde iki kere yıkanamazsın” gibi bir şey.

Bir de bu burçların grupları işte: hava, ateş, su, toprak grupları var. Onları zaten biliyordum. Herkes de bilir onları. Ateş grubu: Koç, Aslan, Yay. Su grubu: Yengeç, Akrep, Balık. Hava… herkes de bilir dedim. Aklıma gelmedi şimdi, heh, İkizler, Terazi, Kova — hava. Ne kaldı geriye? Toprak. Toprakta: Oğlak, Boğa, Başak. Bir böyle genel ayrılıyor.

Bir de pozitif-negatif diye de ayrılıyormuş. Ve kardinal, fix ve bir şey daha vardı… mobil. İşte bu kardinal öncü gibi bir şey demişti. Fix böyle ayın ortalarında doğanlar. Bunlar sabit gibi daha çok. Bir de mobil olanlar var. Mobil bunlar da değişken. Bunlar da ayın sonlarına doğru diye hatırlıyorum. Orayı not almamışım bak. Onu bilmiyordum aslında. Yeni öğrenmiştim ama çok da dikkat etmemişim.

Sonra anahtar kelimeleri var. Yönetici gezegenleri var. Bazılarının yönetici yıldızı… Sadece Aslan burcunun mesela yöneticisi güneşmiş. Sonra da pozitif ve negatif özellikleri yer alan o ilk kısmı. Her burçtan onları aldım.

Sonra üçer kere de genel tanıtımını yapıyor. Uzun uzun. İşte bir genel özellikler diyor. İki sayfa falan yani, yaklaşık her burçtan bahsediyor. Sonra işte Mısırlı bir milletimizin görüşlerine göre anlatıyor tekrar bütün 12 burcuyu. En sona bir kere daha diyor. Hatta bütün burçları yine 2–3 sayfa anlatıyor.

Artık böyle ben de okuya okuya sıkıldım yani, açıkçası. Biraz hızlı, böyle göz okuması yaptım. Aslan hariç yerleri aslında o kadar hızlı geçtim ki! Ben demek ki ya… burçlara değil de Aslan burcuna indiriyormuşum! Tam bir Aslan burcu olarak, inanılmaz ya. İnanmayarak burçlara doğruluyorum da bir yandan kendi hareketlerimle.

Ama her burçtan dediğim gibi bu genel özelliklerini okuyup üzerine biraz yorum da yapmak istiyorum ya. Ve bakalım… merak ediyorum bu yazı ne kadar okunacak. Eğer en çok bu yazım okunursa medium’u da bırakmayı düşünüyorum! Onu da şimdiden söyleyeyim.

KOÇ BURCU
Pozitif
Ateş grubu
Kardinal
Anahtar kelimeler: Israr, acele
Yöneticisi: Mars
Pozitif Özellikleri: Öncülük ve macera ruhu. Girişkenlik, yüksek enerji, sınırlamalardan nefret etmek.
Negatif Özellikleri: Egoizm, daima kendini öne sürmek, ileriye çıkartmak. Alaycılık, çabuk isyan etmek. Her şeyi hemen anında istemek.

Koç zaten bir ateş grubu olarak benziyor da bana, ateşler zaten… Buraya yazmamışlar ama Koç çapkın da olur derler. Bu yüksek enerjiyi duyuyoruz yani. Duyuyoruz çevreden, bildiğim kadarıyla. Her şeyi hemen anında istemek gerçekten bir negatif özellik diyelim… ve Boğa’ya geçelim.

BOĞA BURCU
Negatif
Toprak grubu
Fiks
Anahtar Kelimeler: Sahiplik, süreklilik
Yöneticisi: Venüs
Pozitif Özellikleri: Pratiklik, güvenilirlik, mesleğe uyum göstermek, tahammül gücü, güçlü değer yargıları, sanat ilgileri, kararlılık, kuvvetli arzular, sıcak kalplilik, sadakat.
Negatif Özellikleri: Tembellik, kendine düşkünlük, sıkıcılık, statik fikirle esneklik eksikliği, orijinalite eksikliği, oburluk, inatçılık, alınganlık; marazi ve musallat olucu huy ve alışkanlıklar.

Yani ne kadar çokmuş bunun da özellikleri. Boğa burcu, toprak. O… burluklarını… evet, yemek yemeyi sevdiklerini ben de biliyordum. Her burçtan da böyle bir-iki tanıdığım arkadaşım var. Okurken de biraz onları düşündüm. Bir sağlama öyle yapmaya çalıştım ama ya… bazıları tutuyor, bazıları tutmuyor tabii. Gelelim İkizler’e:

İKİZLER BURCU
Pozitif
Hava grubu
Mobil
Anahtar kelimeler: Konuşkanlık, uyumluluk, çok iş bilirlik
Yöneticisi: Merkür
Pozitif Özellikleri: Adapte olabilmek, çok iş bilirlik, entellektüellik; nüktecilik ve mantık; canlılık, konuşkanlık ve sohbetlerde güldürücülük. Yazı ve konuşma zekası. Genç kalabilmek.
Negatif Özellikleri: Değişkenlik, yerinde duramazlık, açıkgözlülük, meraklılık, kararsızlık ve ikiyüzlülük. Asabî enerjiyi kontrol edememek. Sathilik ve dedikoduculuk.

Burada bu sathilik ne demek, onu da bilmiyorum. Yüzeysel olmakmış. Tabii o kadar farklı ilgi alanı olunca ister istemez yüzelsellik de beraberinde geliyor. Meraklılık da bir negatif özellik olarak yazmış mesela burada… açık gözlülük falan. Bunlar iyi şeyler değil midir bilmiyorum ama… çok konuşurmuş ikizler burcu. Onu tecrübe ettim. Sonra da Yengeç geliyor:

YENGEÇ BURCU
Negatif
Su grubu
Kardinal
Anahtar Kelimeler: Muhafaza, hassasiyet
Yöneticisi: Ay
Pozitif Özellikleri: Nezaket, hassasiyet, sempatiklik, kuvvetli tahayyül; analık veya babalık insiyakı; istek ve muhafaza, ihtiyat, vatanseverlik, ısrar, beceriklilik.
Negatif Özellikleri: Aşırı hissi oluş, uyuşturucu derecede hassasiyet, dağınıklık, değişkenlik, zayıf karakter, kendine acıma meyli, sabit olmamak, karşısındakinin gururunu okşayıcı tarzda konuşmak, düzensizlik.

Burada da karşısındakinin gururunu okşayıcı tarzda konuşmak negatif bir
özellik olarak yer almış. Yengeçler hassastır onlara bir şey demeyelim ve gelelim aslana:

ASLAN BURCU
Pozitif
Ateş grubu
Fiks
Anahtar Kelimeler: Sevklilik, yüce gönüllülük
Yöneticisi: Güneş
Pozitif Özellikleri: Yüce gönüllülük, eli açıklık, yaratıcılık, sevklilik, iyi organizasyon, geniş zihinlilik, oyunculuk hissi.
Negatif Özellikleri: Akidelere aşırı bağlılık, zorbalık, tantana, züppelik, toleranssızlık, sabit fikirler, kuvvet deliliği, kendini beğenmişlik. Kuvvetli sezgi ve hisler. İyi niyetlilik, anlayışlılık, kurnazlık, ısrarcılık, kararlılık. Kıskançlık, alınganlık, inatçılık, müzmin dik kafalılık, serkeşlik, uskunluk ve şüphe uyandırıcılık.

Nedir bu ya? Yani bu kadar da… Negatif özellikler yukarı geçmiş. O kadar çok varmış ki… okurken bak buna dikkat etmemiştim. Burada yani haksızlık olmuş bence bize karşı!

Kararlılık da mesela negatif özellik olarak yer alıyor. Anlayışlılık, iyi niyet… Nasıl yani? Allah Allah. Müzmin dik kafalılık... Tövbe estağfurullah. Şüphe uyandırıcılık da varmış bak. Dikkat edeceğiz artık. Yapacak bir şey yok.

Sevklilik de yine hem anahtar kelime hem pozitif özellik. Bir şeyleri sevk ve idare edebilmek herhalde diye düşünüyorum. Zorbalık da var. Zorbalık! Ya ben zaten Aslan burçlarıyla çok geçinemem kolay kolay. Ben de Aslanım ama kendini geliştirmemiş bir Aslan. Gerçekten problemdir, sıkıntı yani.

Bu kadar işte güzel özellikler gibi görünüyor. Biraz o sabit fikirlilik, kuvvet deliliği falan ya… okumuş etmiş olacak ki biraz dizginlensin yani. Yoksa sıkıntı gerçekten.

BAŞAK BURCU
Negatif
Toprak grubu
Mobil
Anahtar Kelimeler: Tenkitçilik, analizcilik
Yöneticisi: Merkür
Pozitif Özellikleri: Analizcilik, titizlik, alçakgönüllülük, temiz giyinmek
Negatif Özellikleri: Lüzumsuz meşguliyet, acelecilik, aşırı tenkitçilik, aşımı titizlik, kolay beğenmemek. Geleneklere anormal bağlılık, aşırı meraklılık.

Başka bir burçta zaten meraklılık da negatif özellikti. Aşırı meraklılık yani, artık bunu diyeceğim. Her şeyin aşırısı zarar ama yani… sizin de dikkatinizi çekti mi? Temiz giyinmek falan var. Allah Allah. Diğer burçlar pis mi? Kıskandım mı şimdi nedir? Yok yok, ben zaten toprak grubuyla çok… Ya kafalar uyuşmuyor bizim. Severim, severim de uzaktan böyle yani. Başak burcundan… o titizliği ayrıntılarda yani çok boğulması biraz yorucu.

TERAZİ BURCU
Pozitif
Hava grubu
Kardinal
Anahtar Kelimeler: Uyumluluk, beraberlik
Yöneticisi: Venüs
Pozitif Özellikleri: Sevimlilik, uyumluluk, letafet, kolay mizaç; romantik, diplomatik, idealist, incelik.
Negatif Özellikleri: Kararsızlık, alınganlık, hafifmeşreplik, değişebilirlik, flört ruhu; diğer kişilere kolay elde edilir gibi görünmek, aldatabilirlik.

Bak bak! Terazi tehlikeliymiş ya. Böyle uyumlu falan gibi görünüyor ama! peşinden de yine bir BAŞKA tehlikeli burç geliyor:

AKREP BURCU
Negatif
Su grubu
Fiks
Anahtar Kelimeler: Sezgi, kıskançlık Yöneticisi: Pluton (ananevi olarak Mars)
Pozitif Özellikleri: Mükemmelleştirme, yeniden meydana getirme, güçlü sezgi.
Negatif Özellikleri: İnsafsızlık, bilinmeyen istekler.

Çok çok iyi ya. Gerçekten en az negatif özellik bak ama… “bilinmeyen istekler” diyor!!

Vay be! Bu kadar çok kehanette bulunan, bilgi verilen kitapta bile BİLİNMİYOR diyor. Yani düşünün artık. Ve onların sezgileri… bu su grubunun zaten ana kelimesi gibi bir şey: Sezgi… her şeyi anladıklarını, sezdiklerini zannetmeleri. Yorucudur su grubu. Allah kolaylık versin su grubuyla yaşayanlara diyelim ve geçelim.

YAY BURCU
Pozitif
Ateş grubu
Mobil
Anahtar Kelimeler: Genişlik, serbestlik, araştırıcılık
Yöneticisi: Jüpiter
Pozitif Özellikleri: Keyiflilik, neşelilik, çok iş bilirlik, açık zihinlik, adapte olabilmek, iyi yargılayabilmek, iyi felsefe; hürriyet aşkı, dışa dönüklük,
Negatif Özellikleri: Gözü kapalılık, körce iyimserlik, gürültücülük, sorumsuzluk, kapris.

Bak işte ya, her şey de bir yerde olmuyor maalesef. Benim böyle uzaktan doğru en sevdiğim insan tipi. Böyle keyifli olsun, neşeli olsun. Sürekli gezelim, eğlenelim. E ama bir yandan işte sorumsuzluk da getiriyor bu yanında. O zaman da tabii dayanamıyorsun.

Kaprisler, bir şeyler… zor ya insanlarla anlaşmak ya. Her türlü üzüleceksin yani. Onu bir kere göze almak lazım. Ve işkoliklere geldik.

OĞLAK BURCU
Negatif
Toprak grubu
Kardinal
Anahtar Kelimeler: İhtiyatlılık, hesaplılık, İhtiras
Yöneticisi: Satürn
Pozitif Özellikleri: Güvenilirlik, kararlılık, isteklilik, sabır, sebat, ihtiyatlılık; mizah ve disiplin hisleri.
Negatif Özellikleri: Eğilmez dışa bakış, ihtiras, kötümserlik, basmakalıplık, cimrilik.

Bunların da biraz adı çıkmış gibi bir şey yani. İşkolik diye tanımlanıyorlar. Bizim hatta patron da böyle… hiç tanımayan telefondan konuşurken falan böyle “Siz Oğlak burcu musunuz?” falan diye soruyorlar. O zaman dikkatimi çekmişti. Korktum da o zaman.

“Evet Oğlak burcu… yani çok mu belli oluyor?” demişti o da. Bu da zor yani gerçekten, biraz o kötümserlik böyle en kötü senaryoya işte… ona göre pozisyon alıyor ki o da nasıl olacak çünkü yani. Bak aslında bütün negatif özellikler pozitiflerle iç içe: güvenilir işte, kararlı, sabırlı, sebatlı olabilmesi için kötümserliğe ihtiyaç duyuyor ki en kötü senaryoya göre kendisini hazırlıyor.

KOVA BURCU
Pozitif
Hava grubu
Fiks
Anahtar Kelimeler: Orijinalite, bağımsızlık
Yöneticisi: Uranüs (Ananevi Olarak Satürn) Pozitif Özellikleri: İnsancıllık, bağımsızlık, dostluk, ilerletici durumlara hazır olmak, orjinalite; mucit ve reformcu ruh, vefakârlık, sadakat, idealist, entellektüellik meyli.
Negatif Özellikleri: Umulmadık gariplikler, isyan, muhalefet, sabit fikirler, gelenekleri zorlamak.

Burada da evet sanki biraz çelişiyor gibi. Hem sabit fikir hem gelenekleri zorlamak hem reformcu falan hem bir… ama benim de çok iyi arkadaşlarım vardır. Kova burcu. Ben Kova burçlarıyla iyi geçiniyorum.

Onların o bak… entelektüellik meyli diyor mesela. Entelektüel değil yani aslında. Ulan güzel güzel konuşurlar her konudan. Onlar da biraz İkizler burcu gibi fikirleri oluyor. Ve gelelim son tehlikeli burca:

BALIK BURCU
Negatif
Su grubu
Mobil
Anahtar Kelimeler: Tesirlilik, bulanıklık
Yöneticisi: Neptün (Ananevi Olarak Jupiter)
Pozitif Özellikleri: Alçakgönüllülük, şefkat, sempatiklik, hassasiyet, çabuk adapte olabilmek, tesirlilik, anlayışlılık, nezaket, sezgi.
Negatif Özellikleri: Belirsizlik, ihmalcilik, gizlilik, kolay dağılmak, zayıf arzular, kararsızlık; hayatın sert yanları ile kolay mücadele edememek

Ah ah zavallılarım, bunları da böyle okuyunca üzüldüm. Hassas kalpler için zor yani bu burç olayları da zor. Balıklar ama iyidir ya yani. Bilmiyorum, bana kötü bir şey diyesim gelmedi şimdi.

Neyse geçelim. Bir de her birinin böyle kelimeleri, fiilleri varmış. Onu da hemen tabii not aldım:

Zodyak burçlarının öz simgesi belirli bir fiil ile nitelendirilmesi ise şöyledir:
Koç: Varım
Terazi: Bağdaştırıyorum
Boğa: Sahibim
Akrep: Kuşkulanıyorum
İkizler: Düşünüyorum
Yay: İnanıyorum
Yengeç: Hissediyorum
Oğlak: Yararlanıyorum
Aslan: İstiyorum
Kova: İcat ediyorum
Başak: Ayrıştırıyorum
Balık: Düşlüyorum

Burada yine o Balığın naifliği, o hayal dünyası. Ama bundan sonra işte öyle bir-iki alıntım var ki yani bu kitapta geçtiğine inanamayacaksınız.

Biraz da şimdi… bu kadar uzun uzun ne konuştuk? Ne anlattık? İnsan kendini de sorguluyor.

“Müslümanlar Yıldızlara Bakarak Kehanette Bulunmaktan Men Edilmiştir
İmam-ı Gazâlî, astronominin hadiselerin oluşunu sebeplere bağlama ile alâkadar olunan kısmı hakkında
“Doktorun nabız yoklamasıyla gelecek hastalığı keşfetmesine benziyor bu..” diyor ve devam ediyor:
“Bu ilim, Allah’ın mahlukları hakkındaki sünnet ve âdetinin cereyan tarzını bilmektir. Fakat bu ilmi, şeriat (bir hikmete binaen) zemmetmiştir.”

Peygamber(sav) Efendimiz buyurmuşlardır ki:
“Kader zikredildiği zaman kadere dalmaktan kendinizi alıkoyunuz. Yıldızlar zikredildiği zaman, dalmaktan sakınınız…’
Yine buyurmuşlardır ki:
“Benden sonra ümmetim için üç şeyden korkuyorum:
1- İdarecilerin zulmü,
2- Yıldızlara inanmak,
3- Kaderi yalanlamak.

Hz. Ömer bin Hattab(ra). “Yıldızlara ait size karada ve denizde faydalı olacak ilmi öğreniniz. Gerisinden sakınınız.” demiştir.
Hz. Ömer bin Hattab’ın, yıldız ilminin karada ve denizde bize yararlı olacak kısmından başkasını öğrenmekten alıkoyması üç sebebe dayanır:
1- Yıldız ilmi halkın onda sekizine zarar verir.
Halka, “Bu olay şu yıldızın seyrinden sonra meydana geliyor” dendi mi, onların kalplerinde yıldızların tesir edici ve tasarruf sahibi birer ilah oldukları kanaati yerleşiyor. Hassaten yıldızların semavi birer cevher oldukları hususu da bu kanaati iyice destekliyor. Böyle olunca yıldızların tesiri ile insanların kalpleri çalınıyor ve onlara bağlanıyorlar. O kadar ki hayır ve şerri; ümit veya ümitsizliği onlardan beklemeye başlıyorlar. Ve böylece Allah’ın zikredilmesi kalplerden silinip götürülmüş oluyor.
Zayıf olan kimseler daima vasıtalara bakar; bir türlü o vasıtanın esas müessirini görmeye mecalleri yetmez. İlimde vukûfiyet kazanmış âlimler ancak, Güneş’in, Ay’ın ve yıldızların Allahu Teâlâ’nın birer teshir (hakim olduğu) edilmiş mahluku olduğunu bilebilirler.
2- Yıldızlara bakarak netice çıkarmak tahminden başka bir şey değildir.
Ne zan ve ne de yakîn olarak insanlar tarafından açık bir şey bilinmemektedir.
O halde yıldızların durumu sebebiyle ortaya atılan hükümler cahilâne hükümler olduğundan, bu hükümlerin hiçbir değeri yoktur. Cehaleti doğurduğu için de zemnedilmişlerdir. Yoksa mücerret ilim olarak zemnedilmiş değildir.
Bu ilimle elde edilen marifetlerin idris(as)’in mucizesi olduğu kuvvetle rivayet olunmaktadır. Fakat Hz. Idris (as)’in meşgul olduğu yıldız ilmi günümüzde tamamen sönmüş ve yok olup gitmiştir.
Müneccimin yapmış olduğu tahminler bazen doğru çıkarsa, bu hal sadece bir tesadüften ibarettir.
Müneccimin durumu, bulutların toplandığını görerek yağmur yağacağına hükmeden bir insanın durumuna benzer. Fakat çoğu zaman bulutlar dağılır, yağmurun yağacağına hükmetmiş olanı yanıltır. Bazen bunun aksi olur ve yağmur yağar. Yağmurun yağmasına sadece bulutların bir araya gelmesi kâfi gelmez, daha başka bilemediğimiz sebeplerin varlığı da lazım gelir.
Bir kaptanın esintiye bakarak tehlikeyi görememesi, tecrübelerine dayanarak “bu gemi batmaz” diye hüküm vermesi de aynen bunun gibidir. Esintilerin gemiciye görünmeyen daha ince tarafları vardır. Gemici bunlara bazen muttali olur, bazen ise olmaz. Sebeplerin bir kısmına ise hiçbir zaman nüfuz edemez. Gemicinin bazen hükümlerinde isabet ettiği olur ama, bazen de yanılır. İşte bu sebeplerden dolayı kuvvetli insan da zayıf insan gibi bu ilimden men edilir.
3- Yıldız ilimleri ile uğraşmanın zararlarından en azı boşuna bir iş yapmış olmaktır.
Boş yere bir iş yapmış olmak ise insanın en değerli hazinesi olan hayatını boşuna harcamak demektir. Bu, zararların en dehşetlisidir.
Astroloji’ye dalmak vakit kaybetmekten başka bir şey değildir. Allah’ın takdir ettiği her şey yerini bulacaktır. Allah’ın takdir edeceği şeyden kaçınmak hiç kimsenin elinde değildir.(s.195,196)

Şu son 45 sayfaya gelirken “Ya bu kadar okuduk, bunlar en son mu yazılır?” diye düşündüm. Yani biraz geç kalmadık mı? Ama bunları da tabii başa alsam bu sefer kitabı hiç okumayacaklar diye mi düşündü acaba yazar, bilmiyorum ama şaşırttı yani gerçekten beni. Böyle bir kitapta bu sayfaları, bu satırları okumak…

Ve en son bir de “Eşref Saati” başlıklı kısa anekdot… burada bitiyor. Hemen onu da paylaşayım.

“Başta Güneş ve Ay olmak üzere bütün gezegenler farklı müddetler içinde, doğudan batıya doğru süren kendi tabii dönüşlerinde burçları dolaşırlar.
Her yıldızın bir hanesi, bir burcu vardır. Gezegenler burada belli bir müddet bulunur.
“Vakt-i Kirân” veya sadece “Kirân” denilen gezegenlerin hangi burçlara ne zaman dahil oldukları Muradnâme’de geniş bir şekilde anlatılmıştır.
Tasavvufî bir mesnevî olan Gülşen-i Râz’da da gezegenlerin burçlarla ilgisi üzerinde durulmuştur.
Yıldızların ait oldukları burçta bulundukları vakte “şeref” veya “Vakt-i şeref” denmiştir. Buradan da “eşref saati” mefhumu doğmuştur.”(s.200)

Kitap böyle kısaca bütün burçlar hakkında uzun uzun anlatıp, sonra bunların tehlikelerinden bahsedip en sona böyle güzel bir anekdotla bitirmiş yazar. Bakalım. Özellikle de şu en son okuduklarım benim düşüncelerime daha çok uyuyor. Yani en az zararlarından biri diyeyim ve bitireyim bari burada. Daha fazla burçlar hakkında bir şeyler uydurmayalım. Buraya kadar gelip vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder